Categories
Uncategorized

University of Freiburg offers 4 Three-year PhD Positions

The Research Training Group 2571 “Empires: Dynamic Change, Temporality and Post-Imperial Orders”, funded by the German Research Council (DFG) invites applications for 4 Three-year PhD Positions (f/m/d)

  • Application deadline: 30.06.2022
  • Publication date: 03.05.2022
  • Start-date: 01.11.2022
  • Part-time position (65 %)
  • Id no.: 00002242

Description

The Research Training Group (RTG), comprising the historical disciplines of Ancient, Medieval, Early Modern, Modern and Contemporary, Eastern European and Eastern Asian History and the disciplines of Sociology, Political Science, Romance Studies, English Literary Studies, African Studies as well as (via the EUCOR network) Islamic Studies, investigates imperial transformations leading up to the emergence of post-imperial orders with a focus on the effects, adaptations and medial reflections of imperial temporal orders.

Dissertations are expected to focus on three main lines of research: the transformation and temporalities of imperial a) spaces, b) economies, and c) institutions and normative structures. For further information on the RTG please visit: www.grk2571.uni-freiburg.de.

The RTG is committed to support gender, ethnic and cultural diversity and strongly encourages international applicants.

Categories
Uncategorized

ASSOCIATION OF SCHOOLS OF POLITICAL STUDIES CONDEMNS KAVALA CASE VERDICT AND CALLS FOR IMMEDIATE ACTION TO REIN IN ILLIBERAL AUTOCRATS

STRASBOURG 27.04.2022

Political scientists from 21 countries in Europe and North Africa today voiced shock and revulsion at the decision of a Turkish Court to sentence 64 year old Osman Kavala to spend the rest of his days in prison without any possibility of parole.The Association of Schools of Political Studies of the Council of Europe (ASPS) said the decision to find the Turkish Human Rights defender and philanthropist guilty of trying to overthrow the government on trumped up charges was a travesty of justice in defiance of a binding ruling of the Strasbourg-based European Courtof Human Rights to release him.

The ASPS called for the immediate release of both Osman Kavala, founder of the Turkish School of Political Studies and of the 7 other defendants in the case,including their colleague, Hakan Altınay, Director of the Turkish School who were all sentenced to 18 years in prison. This is a blatant and unacceptable attempt to silence civil society, stifle pluralism and limit political debate which is the core concept of a democratic society for which the 46 member Council of Europe was set up to promote and defend, the ASPS said.

While welcoming the on-going infringement proceedings concerning Turkey’s non-compliance with the ECHR’s ruling, the ASPS underscored that the Kavala verdict was a political decision and called for immediate political action on the part of the Council of Europe, the European Union and their member States to reaffirm their commitment to Europe’s fundamental values and to salvage their credibility. The longer illiberal autocrats (…) are allowed to get away with cynically flouting the values and principles to which all member states of the Council of Europe and of the European Union have voluntarily and solemnly committed themselves, the more they will erode the very foundations of the European project, the ASPS said.

Urging all European democracies to stand up for their values the ASPS said Europe’s two leading institutions, the European Union and the Council of Europe must act now to safeguard democracy, peace and security for future generations before it is too late.

NOTES FOR EDITORS

The Association of Schools of Political Studies (ASPS) was set up in July 2008 by the Directors of the Schools of Political Studies of the Council of Europe to play an enhanced role in the management of their programme, to strengthen links between the Schools and foster their activities.

The first School was set up in Moscow in 1992. Since then other Schools have been established in Albania, Armenia, Azerbaijan, Belarus, Bulgaria, Bosnia andHerzegovina, Croatia, Georgia, Greece, Kosovo*, Moldova, North Macedonia,Montenegro, Morocco, Poland, Romania, Serbia, Tunisia, Turkey and Ukraine.

Nils Muiznieks became President of the ASPS in November 2018. He was the Council of Europe Commissioner for Human Rights from 2012 to 2018. Previously he had held several important posts in Latvia including Minister responsible for social integration, Director of the Advanced Social and Political Research Institute (ASPRI) and Director of the Latvian Centre for Human Rights and Ethnic Studies.

CONTACTS:

Jack Hanning, Secretary General +33675797327 jack.hanning@gmail.com

Arina Knyazeva, Project manager +33766197794 aspscoe@gmail.com

Categories
Uncategorized

Hafıza ve Gençlik için yeni dönem başvuru süreci başladı!

Hafıza Merkezi’nin bu yıl ikincisini yürüteceği Hafıza ve Gençlik projesi için yeni dönem başvuru süreci başladı! Dünyadaki ve Türkiye’deki güncel hafıza çalışmalarını ve mücadelelerini genç kuşak ile birlikte tartışmayı, onlarla birlikte özgün hafızalaştırma işleri üretmeyi hedefleyen bu projenin ikinci döneminde yaşları 20 ila 30 arasında değişen katılımcıların başvuruları beklenyor.

Her gün karşılaştığımız şiddet, nefret ve ayrımcılıklar nasıl bir tarihten besleniyor? Bugünkü hafıza mücadeleleri ırkçılık, çoğulluk, kamusal alan, kent hakkı, toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikler ve aktivizm gibi temalara hangi açılardan, nasıl ışık tutuyor? Bugünü anlamlandırma çabamızda hatırladıklarımızın ve unuttuklarımızın rolü ne? Başka deneyimlerden gelen insanlarla nasıl karşılaşmalar yaşıyor, kendi hikayemize uzak olanlarla nasıl iletişim kuruyoruz? 

Geçmişin getirdiği yük ne zaman bir değişim talebi yaratıyor? Hafızalaştırma çabaları bu değişimde nasıl bir rol oynayabilir? Toplumsal hafızaya dair yeni ifade biçimleri susturulanlara ve bastırılanlara nasıl bir ışık tutabilir? Tekil bir anlatıya karşı çoğul ve eleştirel bir hafıza sahasını kolektif bir şekilde nasıl inşa edebiliriz? 

Hafıza ve Gençlik projesi kapsamında gençlerle birlikte bu soruların peşine düşeceğimiz ve özgün hafızalaştırma işleri ortaya çıkarabileceğimiz bir yolculuk hayal ediyoruz. 

Proje, katılımcılarını eleştirel ve özgür fikirlerin baskı altına alındığı bir ortamda toplumsal hafızanın yaratıcı ifade biçimlerini birlikte aramaya davet ediyor. Bu davet, farklı mekân, zaman ve topluluklara dair bastırılan ve susturulan geçmişin günümüze yansımalarına, sonraki nesillerde bıraktığı izlere ve farklı hatırlanma biçimlerine odaklanıyor. 

Hafıza ve Gençlik’in 2021 yılında yürüttüğümüz ilk döneminde yaşları 18 ila 25 arasında değişen toplam 20 katılımcıya yönelik bir atölye programı düzenledik ve katılımcıların kendi hafızalaştırma projelerini gerçekleştirmeleri için destek sunmuştuk.

Neden bu proje?

Günümüzde geçmişin kendisi ve nasıl hatırlandığı mevzusu; resmi özürlerden imza kampanyalarına, sömürge sonrası araştırmalardan Black Lives Matter hareketine, yeni hafıza mekanlarının inşasından heykel yıkımlarına, Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle birlikte sıkça telaffuz edilen soğuk savaş döneminden Neo-Nazi benzetmelerine kamusal alanda gittikçe daha görünür ve tartışılır hale geldi. Türkiye özelinde de ana muhalefet partisi başkanının “helalleşme” çağrısını takiben, geçmişle yüzleşme yeniden güncel bir politik mesele haline geldi. Böyle bir sürecin kimlerle, hangi yöntem, araç ve söylemlerle yürütülmesi gerektiğine ilişkin kamusal alanda çok sayıda kimisi eleştirel kimisi destekleyici tartışma yürütüldü. Hafıza Merkezi olarak biz de bu proje kapsamında yürüteceğimiz çalışmalarla;

  • Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve toplumsal kesimlerinden gelen gençlerin toplumsal hafıza ve geçmişle yüzleşme alandaki bilgilerini, meraklarını ve uzmanlıklarını artırmalarını sağlamayı,
  • Türkiye’deki farklı halkların geçmişlerine ilişkin özgün hafızalaştırma işleri üreterek alana katkı sunmalarını,
  • Çeşitli deneyim, birikim ve hafızalara sahip gençler arasında diyalog kurulmasına katkı sunmayı, 
  • Bugünün hakikat, haklar ve kimlikler ekseninde şekillenen mücadelelerini geçmişin izini sürerek birlikte sorgulamayı ve anlamlandırmayı amaçlıyoruz.

Nasıl?

Projenin temel faaliyetleri, gençlerin aktif katılımıyla yüz yüze gerçekleşecek atölyeler, gençlerin alanda uzman danışmanların ve hafıza merkezi ekibinin desteği ve işbirliği ile üretecekleri projeler ve hafızalaştırma alanındaki yenilikçi literatür ve çabalara ilişkin yürütecekleri araştırmalardan meydana geliyor. Ayrıca, atölye çalışmalarını ve proje üretim sürecini zenginleştirmek için tarihsel olaylara ilişkin mekanlar, anıtlar veya arşivlere saha ziyareti de düzenlenecek. Katılımcılar tarafından üretilen hafızalaştırma işlerine, Memorialize Turkey isimli Türkiye’deki hafızalaştırma çabalarından bir seçki sunduğumuz web sayfamızda yer verilecektir. 

Proje çıktılarını işbirliğine daha açık bir şekilde sunmak; alandaki farklı paydaşlara ses vermek ve bu alanda üç farklı dilde üretilen (Türkçe, Kürtçe ve İngilizce) akademik çalışmaları, söyleşileri, multimedya araçlarını birer çevrimiçi kaynak olarak daha geniş bir kesime ulaştırma hedefiyle mevcut Memorialize Turkey web sayfasının genişletilerek kolektif bir platforma dönüştürülmesi yine temel faaliyetlerden biri olacaktır. 

Destek

Proje kapsamında düzenlenen tüm etkinlikler için seyahat, konaklama ve yemek harcamaları karşılanacaktır. Katılımcılara üretecekleri projeleri desteklemek üzere araştırma bursu verilecektir. 

Ne zaman? 

18 ay sürecek olan proje, Haziran 2022 – Aralık 2023 tarihleri arasında gerçekleşecek. Bu süre boyunca 5 yüz yüze atölye ve 2 saha ziyaretinin gerçekleştirilmesi planlanıyor. Katılımcıların üretecekleri hafızalaştırma projelerinin ise 2023 yılının Ekim ayı sonuna kadar tamamlanması öngörülüyor.

Ne bekliyoruz? 

Katılımcılardan kendi projelerini üretebilmek için gerekli enerji ve zamanı ayırmalarını ve 18 aya yayılan bu uzun erimli program kapsamında düzenlenen atölyeler sırasında kolektif fikir üretme sürecine aktif olarak iştirak etmelerini bekliyoruz. Tüm atölyeler, proje sürecinin parçaları olarak birbiriyle ilişkili bir şekilde kurgulanıyor ve düzenli katılım gerektiriyor.

Kimler başvurabilir? 

Toplumsal hafıza alanı ile, tarih, sosyoloji, mimarlık, hukuk, güzel sanatlar gibi farklı disiplinler veya sivil toplum aracılığıyla ilişkilenmiş; bu alanda belirli bir bilgi birikimine ve deneyime sahip gençlerden başvuruları bekliyoruz. Ancak bu çağrı aynı zamanda hafızalaştırma alanına kişisel ilgi, merak ve çabası olan gençlerin başvurularına da açıktır. 

Daha önce yeterince ilgi görmemiş, görünür olmayan hafıza sahaları, temaları üzerine eğilmek isteyen ve yaratıcı bakış açısı ve yöntemler geliştirmeye hevesli, yatkın gençlere ulaşmasını önemsiyoruz. Atölyelerin konularını belirleyen ağır insan hakları ihlalleri, ırkçılık, toplumsal cinsiyet, ekolojik yıkım gibi temaları ilişkin hafızalaştırma proje başvurularına öncelik verilecektir.

Adayların;

  • 20 – 30 yaş aralığında olması,
  • Türkiye ve dünyadaki gelişmelere ilgi duymaları,
  • Bildiklerini sorgulamaya hevesli olmaları,
  • Kolektif ve yaratıcı üretme süreçlerine uyum gösterebilmeleri,
  • Proje boyunca meselelere farklı bakış açıları sunabilmeleri, 
  • Öznel ve toplumsal deneyimlerinden getirdikleriyle tartışmaları zenginleştirme motivasyonuna sahip olmaları beklenmektedir. 

Nasıl başvurabilirsiniz? 

Aşağıda belirtilen belgeleri içeren başvurunuzu 16 Mayıs 2022 tarihine kadar hafizavegenclik@hafiza-merkezi.org adresine iletmeniz yeterli. Hafıza ve Gençlik’e kişisel projenizle ya da 2 kişi ortak olarak yürüteceğiniz bir projeyle başvurabilirsiniz.

  • Niyet mektubu 
  • Önerdiğiniz hafızalaştırma projesine ilişkin tarihsel bağlam ve yöntemleri açık ve detaylı şekilde anlatan bir metin
  • Özgeçmiş
Categories
Uncategorized

Halil Can in conversation with Janina Karolewski

Dear friends and interested parties of the Turkey Europe Center,
We would like to invite you to our next event in the lecture series
60 years German-Turkish recruitment agreement – HERE WE ARE!
invite, which we are organizing this summer semester in cooperation with the State Center for Political Education in Hamburg .

Halil Can (Berlin) will speak about Alevi-Zazaki affiliations in movement across borders . The evening will be moderated by Janina Karolewski.
The event will take place on Wednesday, April 27, 2022 at 6 p.m. ct.
in lecture hall H of the main building of the University of Hamburg g
(Address: Edmund-Siemers-Allee 1, 20146 Hamburg ).
Wearing an FFP2 mask is mandatory at the event.

Further information on the event can also be found on our website: https://www.aai.uni-hamburg.de/tuerkeieuropa/veranstaltungen/aktuelle-veranstaltungen.html .

We look forward to you!

All the best and stay healthy,

Your TEZ team,
Tobias Völker & Corry Guttstadt
Management Turkey Europe Center

Gülfem Alıcı
Spokesperson Turkey Europe Center
Halil Can (Berlin),
Alevi-Zazaki affiliations in motion across borders
Moderator: Janina Karolewski
Workers were called, families came. Guest work from Turkey in Germany should only be temporary. But it became a constant movement, across borders. Along with the migration, the affiliations brought with them also began to move and were newly intertwined in the exchange. In addition, marginalized families with Alevi-Zazaki affiliations experienced their coming-out and recognition only in the diaspora. Using their multi-generational family biographies, it should be described as an example of how the migration to work as a guest worker was designed as a conflictual as well as creative process of transformation and as identity and interweaving work between the unequal social positions of insider and outsider.
The families (members) become visible as actors who, by shaping their lives, also shape and sustainably change the (migration) societies in which they live or with which they are connected.
In their transnational, cross-generational entanglement relationships, a transcultural, creative space is created for a practice of action and a social perspective beyond dominant norms and demarcations.dr des. Halil Can is a political scientist and holds a doctorate in European ethnology with a focus on migration, diversity, intersectional discrimination, racism, empowerment/power sharing and Alevi studies. He is currently working as a research associate at the Technical University of Berlin in the research project “Berlin Police Study”.Janina Karolewski is an Islamic scholar and works at the Center for the Study of Manuscript Cultures , University of Hamburg, in one of Prof. Dr. Raoul Motika on the impact of the Turkish script reform on the manuscript culture of Alevi communities.


Publications by Halil Can :- (2021): Grandchildren: inner generation: “I want to learn Zazaki!”. In: Heinrich Böll Foundation (ed.): Online dossier. 60 years recruitment agreement between Germany and Turkey . A family story. URL: https://www.boell.de/de/60-years-recruitment-agreement-germany-turkey-a-family-history .- (2013): Alevi-Zaza Belongings beyond Borders: Insider/Outsider Attributions and Identity Empowerment Strategies in Transnational and Multigenerational Family Spaces between Turkey and Diaspora. In: Journal for German Politics and Society. Asiye Kaya (issue ed.): Special Issue: The Fiftieth Anniversary of Migration from Turkey to Germany Issue 107, Vol. 31/2, pp. 79-92.– (2008): Outsiders against their will: The ‘coming out’ of Alevism in the diasporic generation of grandchildren or remembrance and identity work via the digital memory of the Internet. In: Sökefeld, Martin (ed.): Alevis in Germany , identity processes of a religious community in the diaspora . Bielefeld: transcript, pp. 155-194.
TEZ Edmund-Siemers-Allee 1 , East Hamburg 20146 Germany
Categories
Uncategorized

Memorialize Turkey

https://memorializeturkey.com/en/

This collection of information on memorial projects in Turkey highlights examples of memorialization among the many groups and individuals that have suffered harm or grievance over the past 100 years in the late Ottoman Empire and the Republic of Turkey. This selection neither claims to exclusively cover all the memorialization efforts, nor argues to include all different components of the memory scene in Turkey. Our aim is, rather, to provide a selected anthology of different memorialization efforts, which is open to contribution and collaboration.


Turkey has a controversial past with forms of state violence, represented by a one-sided and rigid conventional national memory. Alternative memory narratives have been brutally repressed, denied or manipulated in the long history of memory conflicts. This rigid picture, however, began to change at the commencement of the 2000s, and a new memory space, a contentious political, cultural and symbolic space, opened up when the discourse of democratization and accession to the European Union was high on the official agenda. One can even talk about a memory boost in the context of the post 2000’s Turkey. Different contentious groups, initiatives and platforms flourished on how to interpret the dominant narratives of memory and the repertoire of state violence in Turkey. Several narratives of the past began to be disseminated in the public sphere by different competing political and cultural groups such as different Muslim and conservative groups and platforms, feminist initiatives and women groups, Kurds mobilized in the hinterland of the Kurdish political movement, radical leftists, nationalist and secular initiatives, Jew and Christian communities and divers LGBTIQ movement, which altogether formed contentious fragments of memory.

It would be wrong, however, to limit the memory boost solely with the initiatives occurred at the beginning of 2000s. Various political movements already established several memory initiatives in relation with their political commitment and struggle. Beginning by the end of the 1980s, therefore, different political initiatives were establishing an alternative memory scene where there were dealing with the past including themselves as a political actor. These groups, mostly related with different political organizations such as Kurdish political movement or feminist organizations, continued their struggle in the new conjuncture of the memory boost and diversified the alternative memory scene in Turkey.

The memory boost came under overwhelming pressure after the radical change of the political climate in Turkey. Following the blatant demise of the peace process in the context of the Kurdish conflict in 2015 and the failed coup attempt in 2016, the public space opened up in relation with alternative memorialization works, led by public institutions, civil society organizations or political initiatives, has been closed down. In Kurdish cities, memorials and parks built in times of peace were destroyed and renamed. Still, both more historical attempts of alternative memorialization and truth telling efforts such as Saturday Mothers/Persons or more recent memory initiatives such as memory walks organized by civil society organizations are ongoing. Also, in recent years, Turkey’s memory scene witnessed the rise of many independent memory initiatives. These projects were mostly based in digital spaces, either next to or instead of physical spaces, and were more innovative and participatory in their approaches.


Categories
Uncategorized

Anteb’in Ermenileri – Kitap Söyleşisi

Tarihçi Ümit Kurt’un “The Armenians of Aintab, The Economics of Genocide in an Ottoman Province” (Antep Ermenileri, Bir Osmanlı Vilayetinde Soykırım Ekonomisi) isimli kitabı 13 Nisan 2021’de yayımlandı. Kitap, 1895’ten Cumhuriyet dönemine Antep özelinde Ermeni mülklerine el koyma sürecine odaklanıyor.

Kendisi de Antepli olan ve bir vakitler Antep’te Ermeniler’in yaşadığını tesadüfen öğrendikten sonra bu alanda yoğunlaşan Kurt’a göre şehri diğer vilayetlerden farklı kılan en belirgin özellik, eşrafın Ermenilerin tehciri hususunda merkezi elitleri ikna etmesi; şehirde şiddet ikliminin dinamiklerini ilmek ilmek örmesi.

Hafıza Merkezi’nden Barış Akademisyeni Noémi Lévy-Aksu ile birlikte Ümit Kurt ile kitabını ve yazılış serüvenini konuşacağız.

15 Nisan Cuma günü saat 13:00’te İstanbul İsveç Araştırma Enstitüsü oditoryumunda ve eş zamanlı olarak YouTube üzerinden canlı yayında!

https://youtu.be/R79Rm_8As8E

Sınırlı sayıda katılımcı ile gerçekleşecek etkinlik için email atınız.

murat.devres@sri.org.tr

Detaylı bilgi için:
https://hakikatadalethafiza.org/kayaciktaki-her-tasin-ermenilere-ait-bir-hafizasi-dili-var/

Categories
Uncategorized

CFP : Travellers in Ottoman Lands: The Balkans, Anatolia and Beyond

Travellers in Ottoman Lands: The Balkans, Anatolia and Beyond
Wednesday, 24 August- Friday, 26 August 2022
Faculty of Islamic Studies of the University of Sarajevo, Bosnia and Herzegovina

Keynote Speakers:
Jason Goodwin historian and bestselling author of a series of novels set in the Ottoman Empire and the acclaimed Lords of the Horizons
A History of the Ottoman Empire
•Dr Dženita Karić postdoctoral researcher at the Berlin Institute for Islamic Theology, HumboldtUniversität zu Berlin

Deadline for paper proposals is 30 April 2022.
Please send your abstract to: ottomanlandsastene@gmail.com

For further details, registration, information on accommodation and other arrangements, including an optional excursion to Mostar on Saturday 27 August, please go to: https://www.astene.org.uk/current-events/travellers-in-ottoman-lands

Deadline for registration is 30 June 2022

Final reminder for paper proposals submission for this 3 day Seminar organised by ASTENE the Association for
the Study of Travel in Egypt and the Near East) in association with the Faculty of Islamic Studies of the
University of Sarajevo, Bosnia and Herzegovina

Categories
Uncategorized

“Ne adil ne de yasal: Osman Kavala Davası” haftaya Cuma!

Osman Kavala’nın haksız tutukluluğu yargının siyasi amaçlar için kullanılmasının dikkate değer bir örneği. Cezalandırılmak istenen kişiye göre suç uydurmanın, komplo teorilerinin delil yerine kullanılmasının ve sadece hukuk normlarının değil muhakemenin de reddinin bir örneği.

Bütün bu haksızlıklara rağmen Osman Kavala nezaketinden ödün vermeden kendi durumunu öne çıkarmadan yargı bağımsızlığının ve hukukun üstünlüğünün önemini vurgulamaya devam ediyor. Bugün 1612 gündür haksız ve dayanaksız şekilde içeride tutulsa da idealleri için mücadele etmekten vazgeçmiyor.

Haftaya Cuma günü saat 14:00‘te İstanbul İsveç Araştırma Enstitüsü’nün oditoryumunda Anadolu Kültür’den Asena Günal ve Hafıza Merkezi’nden Murat Çelikkan‘ı Türkiye’deki İnsan Hakları ve Adalet perspektifinden Osman Kavala davasını konuşmaya davet ettik.

Etkinliğimize fiziksel katılım sınırlı olduğundan gelmek isteyenlerin murat.devres@sri.org.tr adresine bir mail atmaları rica edilmektedir.

Sohbetimiz eşzamanlı olarak YouTube kanalımızdan yayınlacaktır.

Categories
Uncategorized

CfP-Istanbul 1914-1922: War, Collapse, Occupation, and the History of Resistance

Hrant Dink Foundation will organize an international conference titled “Istanbul 1914-1922: War, Collapse, Occupation, and the History of Resistance” on 4-5 November 2022 in Istanbul.  

The Ottoman State, which entered the First World War in the autumn of 1914, left the war on the side of the defeated. Its remaining lands were occupied by the armies of the Allied Powers which were victorious in the war after 1918. The inhabitants of the capital, who carried the burden of the war between 1914-1918, suffered under the oppressive policies of the Committee of Union and Progress (CUP) governments, military censorship, corruption, hunger, and poverty. For the Muslim and non-Muslim people of Istanbul, who were trying to get news from their husbands, fathers, and brothers who were recruited during the mobilization or exiled to some cities of Anatolia, the war years meant wear and tear in the face of high inflation and economic collapse.   

For the Muslim and non-Muslim people of Istanbul, the war also created some new possibilities. For the first time, women from the middle classes participated in charity and educational activities organized by the Red Crescent and similar non-governmental organizations. Poor women, who also left their homes, started to work in factories that produced uniforms, ammunition, and war materials for the army. The elite women of the capital increased their presence in the society with the women’s magazines they published and the meetings they organized and attended. The war years also created a new segment called the “War Profiteers” who got rich with the political support of the Union and Progress government. In the literary works of the period, the themes of conspicuous consumption, waste, and moral indulgence of these war profiteers often come to the fore. 

During the war years, the processes of exile, massacre, and genocide, which started with the arrest of Armenian intellectuals and politicians on 24 April 1915 and their expulsion to Anatolian cities such as Çankırı and Ayaş, resulted in the disappearance of the Armenian presence in Anatolia. In the same period, members of the Social Democrat Hunchakian Party were also put on trial in Istanbul and the party was shut down like other political organizations.  

The escape of the CUP leaders from the country after the signing of the Armistice of Mudros on 30 October 1918 and the occupation of Istanbul by the Allied Powers were a turning point. During “the armistice” period between 1918-1922, journalists escaped the pressure of censorship. Opposition journalists in exile returned to Istanbul and took over their newspapers. Newspapers now described the destruction, exile, and massacres that took place at the frontlines and in Anatolia during the war. Meanwhile the tragedy that some non-Muslim children experienced during the war years was revealed. Thousands of orphaned children were given to Muslim families for adoption. During the armistice period, national and international organizations launched relief campaigns for the orphans and established orphanages. In the special courts established in 1919, the trial of those responsible for the deportation and massacre also took place.  

After 1919, Istanbul became the center where the “National Struggle” movement that developed in Anatolia under the leadership of Mustafa Kemal Pasha was organized. The city was also a center for the provision of financial aid and recruitment of people for this movement. The Ottoman capital was the main source from which the new nation-state to be established in 1923 had been nurtured both intellectually and with human and material resources. This was a period in which different projects on Turkey were discussed, political polarization reached its peak, and at the same time foreign policy was a part of daily life. Intellectuals and organizations, which were pro or against all kinds of “political protection and Mandate regimes” engaged in a political struggle.

Lastly, during the armistice years, Istanbul welcomed White Russian émigrés of about 200,000. These Russian elites were formerly tied to the army of General Wrangel that was defeated by the Red Army. The novelties they brought to the social life of Istanbul had a lasting impact on the city. In addition to the White Russians, Istanbul has been a port where Armenians returning from exile or Muslim immigrants fleeing the regime changes in neighboring countries took shelter.

The conference titled ‘Istanbul, 1914-1922: War, Collapse, Occupation, and the History of Resistance’ is intended to serve as a platform where all these themes will be presented and discussed comprehensively and in a certain continuity.    

• The working languages of the conference will be Armenian, English, and Turkish. Simultaneous interpretation will be provided. The abstract of applications should be submitted only in English.
• The presentations are limited to 20 minutes in order to have time for the Q&A session and the discussions.
• The conference will be streamed live on www.hrantdink.org.
• We kindly ask the participants to indicate their need of support for transportation and accommodation unless these are covered by their institutions.
• The conference will be of an ‘interdisciplinary’ nature. The conference is open to the participation of researchers studying Istanbul from various disciplines including history, history of economy, anthropology/cultural studies, sociology, political science, architectural history, and demographics.
• A selection of the papers presented at the conference will be published by the HDV Publications in the form of conference proceedings.
• Researchers who would like to participate in the conference are kindly requested to submit a 250-word-long summary of their original papers by specifying the major references along with a 150-word-long resume that includes their birth date, undergraduate, graduate, and PhD degrees, field of work, books published, and information on the ongoing work by 13 May 2022 with filling out the form.

Academic Committee: 

Ayhan Aktar, Istanbul Bilgi University

Mehmet Ö. Alkan, Istanbul University

Suavi Aydın, Bilkent University

Ahmet Demirel, Marmara University

Bedross Der Matossian, University of Nebraska, Lincoln.

Ayşe Kadıoğlu, Sabancı University

Dimitris Kamouzis, Centre for Asia Minor Studies, Athens

Ahmet Kuyaş, Galatasaray University

Ayşe Ozil, Sabancı University

Vahé Tachjian, Director of Houshamadyan and Research Fellow, Freie Universitat Berlin

Arus Yumul, Istanbul Bilgi University

Categories
Uncategorized

Ben Kimim (ya da kimlerim?) Atölyesi Yarın!

Kimliklerimiz barışı inşa etmede önemli mi? Toplumsal rollerin barışı kavramlaştırmada önemi nedir? 

Kimliğimizin farkına varmak ve barışı bu farkındalıklar üzerine değerlendirerek öz eleştiri yapacağımız Barış Kültürü Eğitimi Ağı-PeaCE Net katılımcısı Mızgin Ergün’ün kolaylaştırıcılığında PeaCE Net Öğrenme Alanına çevrimiçi olarak yürütülecek olan Ben kimim (ya da kimlerim?)  atölyesine davetlisiniz.

Kolaylaştırıcı: Mızgin Ergün

Tarih: 30 Mart 2022, Çarşamba

Saat: 19:30-21:30

Başvuru Formu: https://bit.ly/peacenet3003

Son Başvuru Tarihi: 29 Mart 2022, saat 12:00

Başvuru Değerlendirme Sonuçlarının Duyurulması: 29 Mart 2022

Grup dinamiklerini gözetebilmek adına katılımcıların programın tamamına katılımını rica ediyoruz.

Barış Kültürü Eğitimi Ağı – PeaCE Net Diyalog ve Barış Kültürü Yaygınlaştırma Atölyeleri PeaCE Net Öğrenme Alanı üzerinden çevrimiçi olarak gerçekleştirilecektir. Atölyeye katılmak için katılmak için başvuru formunu 29 Mart 2022, Salı günü saat 12:00’a kadar doldurmayı unutmayınız.

Ben kimim (ya da kimlerim?) atölyesi programı herkese açıktır ve kontenjanı 15 kişi ile sınırlıdır.

Ben kimim (ya da kimlerim?) atölyesi programını PeaCE Net Öğrenme Alanına erişim detaylarını katılım başvuru değerlendirme süreci ardından paylaşacağız.

Sorularınız ve detaylı bilgi için lütfen peacenet@beraberce.org.tr e-posta adresinden bizimle iletişime geçin.

Barış Kültürü Eğitimi Ağı – PeaCE Net Projesi, beraberce Derneği tarafından Monte Sole Barış Okulu (İtalya) ortaklığıyla Sivil Toplum Diyaloğu Programı VI kapsamında yürütülüyor. PeaCE Net, Türkiye, AB ve aday ülkelerden; yetişkin eğitimi yoluyla diyalog ve barış kültürü eğitimi faaliyetleri yürüten veya bu alanda çalışmaya istekli sivil toplum kuruluşlarını, platformları, yetişkin eğitimcileri uluslararası bir ağ ve işbirliği çalışmasında buluşturmak istiyor.

Bu çağrı Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile hazırlanmıştır. İçerik tamamıyla Beraberce Derneği sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir.