Activities


Summer School: Remembering and Coexisting in Turkey and the Eastern Mediterranean

DATE: 25.06.2021 – 11.07.2021

This summer school offers a unique opportunity for young scholars, advanced students and civil society activists to deepen their knowledge on pluralism, historical trauma and human rights in Turkey and the Eastern Mediterranean. The aim is to engage in conceptual discussions, to advance methodological skills, and to develop a network with leading scholars and civil society organizations active in these fields.

Participants and lecturers will discuss what cultural pluralism has meant in the past and what it means today and survey how Turkey and other Eastern Mediterranean countries have struggled to either sustain or suppress cultural pluralism and pluralist heritage and how these developments relate to the emergence of human rights discourses. Special attention is given to oral history as a methodology to approach these topics and to the dynamics between academia and civil society in the advancement of these themes in the public sphere.

The summer school is organized by the Swedish Research Institute in Istanbul (SRII), financially supported by the Swedish Institute (SI) and held in collaboration with civil society organizations in Turkey. It is a continuation of the earlier summer school Human Rights: A Recurrent History, which was held five times between 2013 and 2018.

The 12-day full-time online programme consists of seminars and workshops and other interactive activities held both in English and Turkish. Opportunities for one-on-one mentorship around individual research topics will also be provided.


Yaz Okulu: Türkiye ve Doğu Akdeniz’de Hatırlama ve Bir Arada Yaşama

TARİH: 25.06.2021 – 11.07.2021

Bu yaz okulu, genç akademisyenlerin ve sivil toplum aktivistlerinin; Türkiye ve Doğu Akdeniz’de çoğulculuk, tarihsel travma ve insan hakları konusundaki bilgilerini derinleştirmeleri için eşsiz bir fırsat sunmaktadır. Yaz okulunun amacı; kavramsal tartışmalar yapmak, metodolojik becerileri ilerletmek ve bu alanlarda önde gelen akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir ağ oluşturmaktır.

Yaz okulu katılımcıları ve akademisyenler, kültürel çoğulculuğun geçmişte ve günümüzde ne anlama geldiğini tartışacak; Türkiye ve diğer Doğu Akdeniz ülkelerinin kültürel çoğulculuğu ve çoğulcu mirası sürdürmek veya baskılamak için nasıl mücadele ettiklerini ve bu gelişmelerin insan haklarının ortaya çıkışı ile nasıl ilişkili olduğunu inceleyeceklerdir. Sözlü tarih metodolojisine, bu temaların/başlıkların kamusal alanda gelişme göstermesinde akademi ile sivil toplum arasındaki dinamiklere dair yaklaşım geliştirebilmek için özel bir önem verilmektedir.

İstanbul İsveç Araştırma Enstitüsü (Swedish Research Institute in Istanbul – SRII) tarafından organize edilmekte olan yaz okulu, İsveç Enstitüsü (Swedish Institute – SI) tarafından finanse edilmekte ve Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği içinde gerçekleştirilmektedir. Bu program, 2013-2018 yılları arasında beş kez art arda düzenlenen “İnsan Hakları: Yinelenen Bir Tarih” isimli yaz okulunun devamı niteliğindedir.

12 günlük tam zamanlı çevrimiçi program, İngilizce ve Türkçe olarak düzenlenen seminerler, atölyeler ve diğer interaktif etkinliklerden oluşmaktadır. Yaz okulu programının sonunda, bireysel araştırma konuları etrafında bire bir mentorluk fırsatları da sağlanacaktır.


Türkçe Sohbetler / Turkish Conversations

Türkiye’nin çoğulcu kültürel mirasına dair diyalektik konuşmalar

5 Mart 2021

Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye’de Çoğulculuk

Edhem Eldem Collège de France – Hamit Bozarslan EHESS

9 Nisan 2021

İzmir’de Çoğulculuk

Leyla Neyzi Sabancı University – Sibel Sandi Zayek College of William and Mary

7 Mayıs 2021

İstanbul’da Çoğulculuk

Mahir Polat – Laki Vingas


Unspoken Memories, Unwritten Histories

Eastern Mediterranean pluralism in oral history and memory studies


A series of workshops devoted to theories and practices in academia and civil society in Turkey and beyond

Less than a hundred years ago, most Eastern Mediterranean cities were marked by a high degree of ethnic, linguistic and religious pluralism. Whereas the dissolution of the Ottoman Empire and the rise of states based on modern concepts of nationhood heralded its end, some of the most important cities of the empire retained their cosmopolitan nature well until the Second World War and its aftermath. Oral histories and communicative memories of ethnoreligious groups that constituted vital parts of these cities are still living, often wound up with unhealed and suppressed traumas of displacement, ethnic cleansing and genocide. At the same time, simplified and nostalgic visions of a pluralist past are sometimes held up as role models for present-day Eastern Mediterranean societies without questioning its implications and meaning, or without regard for the challenges that they entail. Local academics and civil society organizations alike play vital roles in researching, highlighting and supporting pluralism and pluralist heritage, sometimes in defiance of nationalist historiographies and policies, sometimes supported by states and institutions that embrace pluralism.

The following series of online panels, arranged by the Swedish Research Institute in Istanbul (SRII), operates at a cross-section of academic research and civil society activism. It aims to bring together young scholars of history, minorities and human rights with representatives of academia and civil society in a number of Eastern Mediterranean cities outside of Turkey. The panels will discuss what cultural pluralism meant in the past and what it means today, survey how different Eastern Mediterranean countries have struggled to either sustain or suppress cultural pluralism and pluralist heritage, and debate what academics can learn from civil society organizations and human rights discourses when they deal with the questions it brings up.


Söylenmemiş Hatıralar, Yazılmamış Tarihler

Sözlü Tarih ve Hatıra Çalışmalarında Doğu Akdeniz’de çoğulculuk

Türkiye ve yakınındaki akademi ve sivil toplumda kuram ve pratikler

Yakın geçmişte Doğu Akdeniz’deki birçok şehir çok kültürlülüğün yoğun olarak yaşandığı yerlerdi. Osmanlı İmparatorluğunun parçalanması ve çağdaş ulusal devletlerin belirmesine rağmen İmparatorluk geçmişinin en önemli şehirleri kozmopolit değerlerini İkinci Dünya Savaşının ertesine dek muhafaza edebildiler. Bu şehirlerde yaşamış, değişik etnik-dini topluluklara ait olan insanların birçoğu halen yaşıyor, bunlar tehcir ve kırımların bastırılmış travmalarını sözlü tarih ve hatıratları aracılığıyla aktarabiliyor. Ancak bu aktarım da bazen çok kültürlü geçmişin basite indirgenip nostaljik bir şekilde sorgulanmadan bugüne model olarak alınmasına neden olabiliyor. Bu coğrafyanın akademisyenleri ve sivil toplum kuruluşları çok kültürlülüğü öne çıkaran araştırmalar yaparak bu mirasa değer katıyor. Bunu bazen ulusalcı tarih yazımı ve siyasetine karşı, bazen de çoğulculuğu benimseyen kurum ve devletlerin desteğiyle yapabiliyorlar.

İstanbul’daki İsveç Araştırma Enstitüsü’nün (SRII) hazırladığı ve İngilizce düzenlenen bu dijital çalıştay serisi de tam olarak akademik araştırma ile sivil toplum aktivizminin çakıştığı noktaya ışık tutmayı hedefliyor. Tarih, Azınlık ve İnsan Hakları çalışan genç akademisyenler ile Türkiye ve Doğu Akdeniz’deki çok kültürlü mirasa sahip çıkan önde gelen sivil toplum çalışanlarını ve akademisyenlerini bir araya getiriyoruz.